1. Haberler
  2. Gündem
  3. Science dergisindeki “İstanbul depremi” çalışması tartışma yarattı

Science dergisindeki “İstanbul depremi” çalışması tartışma yarattı

Science dergisinde yayımlanan İstanbul depremi araştırması tartışma yarattı. Prof. Dr. Okan Tüysüz risk uyarısı yaparken Prof. Dr. Şener Üşümezsoy çalışmaya sert tepki gösterdi.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Science dergisinde yayımlanan ve “İstanbul depremi” başlığıyla duyurulan araştırmada, Marmara Fayı’nda son yıllarda meydana gelen depremlerin kilitli bir fay segmentine doğru ilerlediği öne sürüldü. Çalışmada, 2011, 2012, 2019 depremleri ile nisan ayında yaşanan 6,2 büyüklüğündeki sarsıntı birlikte değerlendirildiğinde, İstanbul için 7,0 ve üzeri deprem riskinin arttığı ifade edildi.

Araştırmada, olası büyük bir depremin tarihin en ağır insani felaketlerinden birine yol açabileceği uyarısında da bulunuldu.

Prof. Dr. Okan Tüysüz: Uzun süredir kırılmayan faylar risk taşıyor

Çalışmayı değerlendiren Jeolog Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara Denizi içinde Adalar’dan İzmit Körfezi’ne uzanan fay zonunun uzun süredir kırılmadığını belirterek, bu durumun ciddi bir risk anlamına geldiğini dile getirdi.

Tüysüz, Marmara’daki stres birikiminin dikkate alınması gerektiğini vurgularken, özellikle İstanbul’u ilgilendiren segmentlerin yakından izlenmesi gerektiğine işaret etti.

Prof. Dr. Şener Üşümezsoy: “Düz mantıkla bilim olmaz”

Araştırmaya sert tepki gösteren isimlerden biri ise Jeolog Prof. Dr. Şener Üşümezsoy oldu. Üşümezsoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, çalışmada kullanılan yaklaşımı eleştirdi.

“Düz mantıkla bilim olmaz. Haritaya bakıp ‘depremler batıdan doğuya gidiyor, sırada İstanbul var’ demek jeoloji bilmemektir” diyen Üşümezsoy, Marmara’daki fayların davranışının bu kadar basit bir mantıkla açıklanamayacağını savundu.

“Adalar fayı aktif değil, ölü bir fay”

Alman ekolünün “kilitli” olarak tanımladığı ve büyük deprem beklentisi oluşturulan Adalar Fayı’nın aktif olmadığını ileri süren Üşümezsoy, bu hattın 1894 depreminde kırıldığını ve enerjisini boşalttığını söyledi.

Üşümezsoy, “Zombi çalışmaları, hayali çalışmaları, terk edilmiş çalışmaları ‘İstanbul’da risk var’ diye kullanmak artık bilimsel değil, farklı bir tavır gerektirmektedir” ifadelerini kullandı.

“7 ve üzeri deprem beklentisi Marmara’nın gerçekleriyle örtüşmüyor”

1999 Marmara Depremi’nden bu yana çok sayıda makale yazıldığını ve bunların büyük bölümünün geçerliliğini yitirdiğini savunan Üşümezsoy, asıl riskli bölgenin Adalar değil Kumburgaz Fayı olduğunu belirtti.

“Marmara’da 7.4 ya da 7.5 büyüklüğünde deprem üretecek, boydan boya kırılacak tek parça bir fay yok” diyen Üşümezsoy, stres göçünün Adalar segmentinde büyük bir deprem yaratacak bir mekanizmaya sahip olmadığını öne sürdü.

Üşümezsoy, “Tek riskli bölge Kumburgaz sırtındaki küçük segmenttir. O da kırılırsa maksimum 6,5 büyüklüğünde bir deprem üretir. İstanbul’u yerle bir edecek 7 ve üzeri bir deprem beklentisi, Marmara Denizi’nin tabanındaki jeolojik gerçeklerle uyuşmuyor” değerlendirmesinde bulundu.

2
be_enmi_
Beğenmiş
1
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
2
_a_rm_
Şaşırmış
Science dergisindeki “İstanbul depremi” çalışması tartışma yarattı
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Patronlar Kulübü ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!