Türkiye’de 1928 yılında kurulan ve göz hekimlerini temsil eden en köklü meslek kuruluşlarından biri olan Türk Oftalmoloji Derneği’nin (TOD) 59’uncu Ulusal Kongresi, 19–23 Kasım 2025 tarihleri arasında Antalya’da düzenleniyor. Türk Oftalmoloji Derneği Ankara Şubesi’nin katkılarıyla gerçekleşen kongre, göz sağlığı ve göz hastalıkları alanında ülkemizin en kapsamlı bilimsel etkinliği olma özelliğini taşıyor.
Kuruluşunun 97. yılını kutlayan dernek, yıl boyunca sempozyumlar, kurslar, beceri aktarım programları ve webinarlar düzenlerken, yılda bir kez yapılan Ulusal Kongre’yi ise en büyük ve en önemli bilimsel buluşma noktası olarak konumlandırıyor. Bu yıl da ülkemizin ve dünyanın farklı ülkelerinden binlerce göz hekimi Antalya’da bir araya geliyor.
Türk göz hekimlerini buluşturan en büyük bilimsel etkinlik
Antalya – Rixos Sungate Hotel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen TOD 59’uncu Ulusal Kongresi’ne yurtiçi ve yurtdışından 2 binden fazla göz hekimi, 451 yerli ve 36 yabancı konuşmacı ile 50’ye yakın firma ve endüstri temsilcisi katılıyor. Göz hastalıkları ve göz sağlığı alanında ülkemizdeki en kapsamlı etkinlik olarak öne çıkan kongre, hem bilimsel içerik hem de katılımcı çeşitliliğiyle dikkat çekiyor.
Kongre kapsamında paneller, kurslar, yuvarlak masa toplantıları, video oturumları, sözlü sunumlar, poster etkinlikleri ve uydu toplantıları düzenleniyor. Böylece hem deneyimli hekimler hem de genç oftalmologlar, en güncel bilgilerle donatılmış oturumlarda bir araya gelerek bilgi ve tecrübelerini paylaşma fırsatı buluyor.
Uluslararası katılımla zenginleşen bilimsel program
Türk Oftalmoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Huban Atilla, kongreye ilişkin yaptığı açıklamada, Ulusal Kongre Organizasyon Kurulu’nun yaklaşık bir yıl süren yoğun hazırlık sürecine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Ulusal Kongre Organizasyon Kurulu, çevrimiçi ve yüz yüze pek çok toplantı yaparak bilimsel açıdan zengin, güncel ve doyurucu bir program hazırlamak için büyük bir emek harcadı. Paneller, kurslar, yuvarlak masa ve etkileşimli toplantılar, video oturumları, sözlü ve poster sunumları, uluslararası genç oftalmologlar oturumları, UKOK panelleri ve endüstri uydu toplantıları ile kapsamlı bir içerik oluşturduk. Aynı zamanda meslektaşlarımızın sosyal anlamda da bir araya gelip hasret giderebilecekleri bir ortam hazırlamaya özen gösterdik.”
Prof. Dr. Atilla, kongreyi uluslararası düzeye taşımak için bu yıl daha fazla salonda yabancı dillere simultane çeviri yapıldığını belirterek, yurtdışından davet edilen bilim insanları ve oftalmoloji dernek başkanlarının programı bilgi ve tecrübeleriyle daha da zenginleştirdiğini vurguladı.
BİLEP ile başlayan yoğun eğitim maratonu
Türk Oftalmoloji Derneği Ulusal Kongresi, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da ilk gün geleneksel hale gelen Bilim İleri Eğitim Programları (BİLEP) ile başladı. Oftalmoloji alanında ileri düzeydeki çalışmaların ve güncel bilgilerin paylaşıldığı bu oturumlarda; katarakt cerrahisinde özellikli durumlar ve yenilikler, premium göz içi lens cerrahisinde güncellemeler, retina hastalıkları, vitreoretinal cerrahi, kornea ve oküler yüzey hastalıkları ile glokomda yeni yaklaşımlar ele alınıyor.
BİLEP oturumları, alanında deneyimli hekimlerin bilgi birikimini genç meslektaşlarıyla paylaşmalarına olanak tanırken, günlük pratiğe yansıyacak güncel yaklaşımların da tartışıldığı bir platform sunuyor.
Seçimli genel kurul da kongre gündeminde
Tecrübeli ve genç göz hekimlerini aynı çatı altında buluşturan TOD Ulusal Kongresi, bilimsel katkılarının yanı sıra mesleki dayanışma ve kurumsal gelişim açısından da büyük önem taşıyor. Bu yıl düzenlenen 59’uncu Ulusal Kongre kapsamında Türk Oftalmoloji Derneği’nin seçimli genel kurulu da gerçekleştirilecek.
İki yıllığına görevi devralacak yeni yönetim, delegelerin oylarıyla belirlenecek. Köklü ve kurumsal yapısıyla diğer meslek derneklerine de örnek gösterilen Türk Oftalmoloji Derneği, bu süreçle birlikte hem bilimsel hem kurumsal açıdan yoluna güçlenerek devam etmeyi hedefliyor.
Kongre boyunca göz sağlığı alanındaki son gelişmelerin, yeni tedavi yöntemlerinin ve teknolojik yeniliklerin ayrıntılı olarak ele alınması, Türk göz hekimliğinin ulusal ve uluslararası alandaki konumunu daha da güçlendirmesi bakımından büyük önem taşıyor.















