Yunanistan, yüksek enerji fiyatlarının tüketiciler, işletmeler ve ekonomi üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla yeni bir destek paketi üzerinde çalışıyor. Halihazırda uygulanan yaklaşık 800 milyon Euro’luk enerji önlemlerine eklenecek yeni paketin büyüklüğü ve kapsamı, uluslararası petrol fiyatlarının seyrine göre şekillenecek.
Planlamaya göre benzin ve motorine ilişkin yeni önlemlerin 30 Eylül’de, kalorifer yakıtına yönelik düzenlemelerin ise 14 Ekim’de açıklanması bekleniyor. Hükümetin önceliğini üretim zincirinin tamamını etkileyen motorine vermesi planlanırken, benzin desteği mevcut mali alana bağlı olacak.
Atina Petrol Fiyatları İçin İki Senaryo Üzerinde Çalışıyor
Yunanistan hükümetinin ekonomi yönetimi, uluslararası petrol fiyatlarının yönüne göre iki farklı senaryoyu değerlendiriyor.
Petrol fiyatlarının gerilemesi durumunda sınırlı kamu müdahalesi ve Yunan rafinerilerinin katkısıyla pompa fiyatlarında düşüş sağlanması bekleniyor.
Fiyatların yeniden yükselmesi halinde ise ihtiyaç duyulacak desteğin maliyetinin artacağı değerlendiriliyor. Böyle bir durumda hükümetin hangi yakıt türlerine ve hangi tüketici gruplarına destek sağlayacağına karar vermesi gerekecek.
G7’nin Stratejik Petrol Rezervlerine Yönelik Girişim Takip Ediliyor
Atina yönetimi, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol’un öncülüğündeki girişimi de yakından takip ediyor.
Söz konusu girişim, G7 ülkelerinin stratejik rezervlerinden büyük miktarda petrolün koordineli şekilde piyasaya sürülmesini amaçlıyor. Arzın artırılması halinde petrol fiyatlarının kamu bütçelerinden daha yüksek destekler sağlanmasına ihtiyaç duyulmadan gerilemesi bekleniyor.
AB Mali Kuralları Destek Paketinin Büyüklüğünü Etkiliyor
Yunanistan’ın enerji destekleri konusunda karşılaştığı başlıca sınırlamalardan birini Avrupa Birliği’nin mali kuralları oluşturuyor.
Planlamayı bilen yetkililere göre destekleri finanse edebilecek kaynak bulunmasına rağmen AB kuralları net kamu harcamalarındaki artışı sınırlandırıyor.
Ekonomi yönetimi, bütçe fazlasını bir sonraki borç ödemesine kadar Yunanistan Merkez Bankası’nda tutmak yerine enerji maliyetlerini kontrol altında tutmak amacıyla değerlendirmeyi planlıyor.
Enerji krizinin ne kadar süreceğinin belirsiz olması nedeniyle ilave erken borç ödemesi de şimdilik gündemde bulunmuyor. Hükümetin mevcut koşullarda likit rezervleri korumaya öncelik verdiği belirtiliyor.
Yunanistan Akaryakıtta Geçici ÖTV İndirimi İstiyor
Atina’nın değerlendirdiği seçeneklerden biri de akaryakıt üzerindeki özel tüketim vergisinin geçici olarak düşürülmesi.
Yunanistan, konuyu Euro Bölgesi maliye bakanlarını bir araya getiren Eurogroup ile Avrupa Birliği ülkelerinin temsil edildiği Ecofin toplantılarında gündeme taşıdı. Hükümet, olası vergi indiriminin AB mali kurallarından muaf tutulmasını talep ediyor.
Atina yönetiminin AB mali çerçevesini tek taraflı olarak aşmayı planlamadığı belirtiliyor. Yetkililer, geçmişte yaşanan borç krizi ve kurtarma programları nedeniyle mali kurallardan tek taraflı ayrılmanın piyasalardan ve Avrupa kurumlarından güçlü bir tepki görebileceğini değerlendiriyor.
Kalorifer Yakıtında 1,50-1,60 Euro Seviyesi Hedefleniyor
Destek paketinde Yunan rafinerilerinin sağlayacağı katkının büyüklüğü henüz kesinleşmedi.
Şirketlerin kalorifer yakıtının pompa fiyatının yaklaşık 1,50-1,60 Euro seviyesine indirilmesine katkıda bulunmaya istekli olduğu aktarılıyor.
Sağlanabilecek indirimin büyüklüğü ise uluslararası petrol fiyatlarının yanı sıra Avrupa Birliği’nin rafinerilerin beklenmedik kazançlarına yönelik olası vergilendirme kararına bağlı olacak.
Desteklerde Öncelik Motorine Verilecek
Hükümet ile rafinerilerin, fiyat hareketlerinin üretim zincirinin tamamına yansıması nedeniyle motorine öncelik verilmesi konusunda aynı görüşte olduğu belirtiliyor.
İkinci sırada kalorifer yakıtı bulunurken, benzin için destek sağlanıp sağlanmayacağı kalan mali alana göre belirlenecek.
Hükümet içerisinde paketin büyüklüğü konusunda farklı yaklaşımlar bulunuyor. Bir görüş, sınırlı desteklerin yüksek fiyatlar karşısında yeterli olmayabileceğini savunurken, diğer yaklaşım kış aylarında doğal gaz veya elektrik için yeni önlemlere ihtiyaç duyulabileceği gerekçesiyle kaynakların bir bölümünün rezervde tutulmasını öngörüyor.
Yunanistan yönetimi böylece kısa vadede akaryakıt ve ısınma maliyetlerini sınırlandırmaya çalışırken, kış boyunca ortaya çıkabilecek yeni enerji destekleri için de mali hareket alanını korumayı amaçlıyor.

















