Kadın giyim markası Jimmy Key, sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm sürecinde önemli adımlar atıyor. Refabrik ile yaptığı iş birliği kapsamında tasarım ve üretim süreçlerinde dijitalleşmeye geçerek hem atık miktarını azaltıyor hem de daha verimli sonuçlar elde ediyor. Markanın Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Ünlütürk, “Her parça, doğaya verdiğimiz bir söz olmalı” diyerek yeni dönemin vizyonunu paylaştı.
Yapay Zekâ ile Numunesiz Tasarım Süreci
Jimmy Key, geleneksel numune üretiminin doğaya olan etkisini azaltmak amacıyla tasarım sürecinde dijital çözümler kullanmaya başladı. Refabrik iş birliğiyle geliştirilen yapay zekâ sistemleri sayesinde tasarımlar dijital ortamda oluşturuluyor, test ediliyor ve değerlendirmeler sonucunda üretime geçiliyor. Böylece hem maliyetler düşüyor hem de atık kumaş oluşumu önlenmiş oluyor.
Atık Oluşmadan Önleniyor
Yapay zekâ destekli stok yönetimi ile üretim süreçleri daha kontrollü hale getirildi. Talep tahminlerinin doğruluğu sayesinde yalnızca ihtiyaç kadar üretim yapılırken, fazla ürün birikimi ve buna bağlı olarak oluşabilecek israf da önlenmiş oluyor. Bu sistem, çevresel etkilerin azaltılmasına katkı sunarken ekonomik verimliliği de artırıyor.
İzlenebilirlik Temelli Yeni Üretim Modeli
Ürünlerin yaşam döngüsünü baştan sona izleyebilen sistemler kuran Jimmy Key, tedarik zincirinden müşteri memnuniyetine kadar olan tüm süreçlerde veri odaklı karar alma mekanizmalarını benimsiyor. Şirket, izlenebilirliği sürdürülebilirliğin temel unsurlarından biri olarak görüyor.
Kurumsal Sürdürülebilirlik Birimi Faaliyete Geçti
Jimmy Key bünyesinde sürdürülebilirlik çalışmalarını koordine etmek üzere özel bir birim kuruldu. Atık yönetimini merkeze alan bu birim, şirketin tüm operasyonel yapısında sürdürülebilirliği gözeten uygulamaların yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Elvan Ünlütürk, “Her adımda bu dönüşümün şirketimizi ileriye taşıyacağını görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Zanaatkârlık ve Teknoloji Bir Arada
Yapay zekâ ve dijital çözümlerle üretim süreçlerini yenileyen Jimmy Key, aynı zamanda tasarımın temelinde yer alan zanaatkârlık ruhunu korumaya devam ediyor. Ünlütürk, teknolojinin bir araç olduğunu belirterek, tasarım sezgisi ve kumaşa duyulan saygının vazgeçilmez olduğunu vurguladı.

















